Ağustos, 2008 Arşivleri

ZAN: SADECE BEN SAKATLANMIYORUM

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

İstanbul – Beşiktaş’ın deneyimli oyuncusu Gökhan Zan, savunmada görev yapan İbrahim Toraman ve İbrahim Üzülmez’in yokluğunun kendilerini çok da fazla etkilemeyeceğini söyledi.
Gökhan Zan, Futbol Federasyonu’nun aylık resmi yayın organı Tam Saha dergisinin ağustos sayısında yer alan röportajında, İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman’ın kampta kavga ettiği dönemde kendisinin tatilde olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
”İkisi de uzun zaman birlikte oynadığımız futbolcular. Çok üzüldüm. Onlar da hadisenin bu aşamaya gelmesini istemezlerdi. Olayın boyutları ve öncesi hakkında tam fikir sahibi değilim. Kadro dışı bırakılmaları yönetimin kararıdır ve benim bunun üzerine konuşmam yerinde olmaz. Taktiksel açıdan bakarsak, o bölgeye yapılan transferlerle yeni bir sistem oluşacaktır ve herkesin bu sisteme ayak uydurması gerekecektir. Bu bakımdan, iki oyuncunun yokluğunun bizleri çok etkileyeceğini düşünmüyorum.”
 İki oyuncunun satış listesine konulmasının ardından kaptanlık görevine Delgado ve Nobre’nin getirilmesini değerlendiren siyah-beyazlı oyuncu, ”Nobre zaten yıllardır Türkiye’de oynuyor. Buraya epeyce alışkın. Delgado ise adaptasyon sürecini tamamladı. Onlar resmi kaptan olarak görev alacak. Takımın en eskileri olarak ben ve Rüştü ağabey de takımın menfaatleri için onlara yardımcı olacağız. İki oyuncunun Beşiktaş’a layık kaptanlar olacaklarını düşünüyorum” diye konuştu.
Savunmaya yapılan transferler konusundaki soruyu yanıtlayan Gökhan Zan, şunları kaydetti: ‘
‘Sivok ve Zapotocny fazla tanıdığım oyuncular değil. Ancak, Beşiktaş forması giyen her futbolcu kıymetlidir. İkisi de kaliteli oyuncular ki burada bizimle birlikteler. Daha önce İtalya’da oynamışlar. Mutlaka takımın gücüne güç katıp çok faydalı olacaklardır. Tuna ise Gençlerbirliği’nden tanıdığımız başarılı bir oyuncu. Defansın bu denli alternatifli olması rekabet ortamını arttıracak ve başarıyı beraberinde getirecektir. Beşiktaş’ın eskileri olarak bizler yeni oyunculara elimizden geldiğince yardımcı olacağız ki takıma adaptasyon süreçleri kısa olsun.”
Tecrübeli oyuncu, kamuoyunda kendisinin tepeden tırnağa sakatmış gibi bir görüşün hakim olduğunu, şu anda omzundaki problem dışında hiçbir sakatlığının bulunmadığını dile getirdi.
Bu tür eleştirileri yapanların geçen sezon oynadığı maç sayısına bakmaları gerektiğini vurgulayan Gökhan, şunları söyledi:
”20 tane Turkcell Süper Lig maçı, 5 tane Fortis Türkiye Kupası ve UEFA Kupası maçı oynadım. Evet, belki daha fazla oynamam gerekiyordu ama sakatlıklara rağmen bu kadar oynayabildim. Daha önceki sezonlarda 35-40 maç yaptığım unutulmasın lütfen. Ayrıca, böylesine arka arkaya sakatlık yaşayan tek oyuncu da ben değilim. Örneğin, Villarreal’de oynayan futbolcumuz Nihat Kahveci’nin çapraz bağı ve üst adalesi koptu. Emre Belözoğlu Newcastle’da oynarken sakatlıkla ilgili birçok şanssızlık yaşadı. Bunlardan daha ağır sakatlıklar geçirenler de var. Çok şükür, benim yaşadığım ağır sakatlık yok ama sanki tek sakatlanan benmişim gibi bir tablo oluşturuluyor. Ayrıca, ne Fenerbahçeli ne de Galatasaraylı bir futbolcuya bu yapılıyor.”
Gökhan Zan, Turkcell Süper Lig’de geçen sezon şampiyonluğa ulaşamamalarının kendi hatalarından kaynaklandığını söyledi. Tecrübe eksikliği, konsantrasyon sıkıntısı ve biraz da şanssızlıklar sonrası şampiyonluğun ellerinden kaçtığını vurgulayan Gökhan, şunları kaydetti: ”Ben takımımızda arkadaşlığın, birlik ve beraberliğin daha üst seviyede olması gerektiğini düşünüyorum. Bu, kesinlikle ve kesinlikle arkadaşlığımız kötü anlamına gelmesin. Elimizi taşın altına daha fazla koyup, daha yüksek mücadele gücü sergilemeliydik. Şampiyonluğun bilincine erken varmalıydık. Çünkü son virajlara girdiğiniz zaman yapılacak bir hatanın telafisi mümkün olamayabiliyor. Nitekim öyle de oldu. Fenerbahçe geçen sezon büyük harcamalarla transferler yapmasına rağmen, biz de sezonu onlarla aynı puanda bitirdik. Şampiyonluğun elimizden kaçması tamamen kendi hatalarımızdan kaynaklandı. Eğer bu sezona iyi bir başlangıç yapmayı başarabilirsek ve hatalarımızdan dersler çıkarabilirsek mutlu sona ulaşan taraf biz oluruz.”
Gelen tekliflere rağmen takımdan ayrılmadığını kaydeden Gökhan Zan, şu ifadeleri kullandı:
”Ben çok iyi bir Beşiktaşlıyım ve yıllardır bu camianın içindeyim. Beşiktaş sayesinde buralara kadar geldim. Her zaman için Beşiktaşlı Gökhan Zan olarak anılmak isterim. ‘Beşiktaş’la görüşmeden başka herhangi bir takımla görüşmeyeceğim’ diye bir söz vermiştim. Bu sözümü de tuttum. Ben daha Çanakkale Dardanelspor’da oynuyorken, vefat eden babam defalarca, beni Beşiktaş’ta oynarken görmek istediğini söylüyordu. Ne kadar gönülden Beşiktaşlı olduğumu bir ben bilirim, bir de Allah bilir.”
Gökhan Zan, son olarak başını yastığa koyduğu zaman çok da rahat uyumadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
”Allah’a şükür sağlığım yerinde ama ailemi ve geleceğimi düşünüyorum. Engelli babam beş yıl önce vefat etti. Annem böbrek hastası, kız kardeşim de engelli. Evli ablalarıma bile ben yardım ediyorum. Belki bu benim kaderim ama bunu seviyorum. Onlara el uzatmaktan, bakmaktan mutluyum. Sağlıklı olduğum müddetçe onların yanındayım. Bu durum bana ister istemez bir stres yüklüyor. Kazandığım paraları düşünürseniz, bunu sırf zevk ve eğlence için değil, ailemin geleceği için kullanıyorum. Onlara güzel bir hayat yaşatmak istiyorum.”

Adıyaman – TFF 2. Lig takımlarından Adıyamanspor, yeni sezon hazırlıklarını Bolu’da sürdürüyor.
Kamp çalışmaları kapsamında, Fethiye’de düzenlenen turnuvaya da katılarak 6 maç yapan yeşil-sarılı ekipte, yapılan hazırlık maçlarında forma şansı verilen gençler beğenildi.
Genç futbolcular arasında kaleci Muhammet de beğenilerek profesyonel takıma çağrıldı ve bugün Bolu’da başlayan 3. etap kamp programına dahil edildi. Adıyamanspor Teknik Direktörü Hasan Şengün, yaptığı açıklamada, yeni sezon hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürdüklerini, genç futbolculara ise ayrı bir önem verdiklerini ifade etti.
Genç futbolular arasında bulunan kaleci Muhammet’i kadrolarına dahil ettiklerini belirten Şengün, şöyle konuştu:
”Halen PAF takımında bulunan ve bize umut veren 4 genç futbolcumuz daha var. Bu futbolcularımız da Adıyaman’da kendi tesislerimizde hazırlıklarını sürdürüyor. Takım olarak gençlere büyük önem veriyoruz. Umarım, yeni genç yetenekleri kadromuza dahil ederiz. Bu arada, yeni sezonda başarılı olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bolu kampını başarı ile tamamlayarak, Adıyaman’a dönüp, kendi tesislerimizde hazırlıklarımıza lig başlayana kadar devam edeceğiz.”   

İPEKOĞLU: TÜRK HOCALARA GÜVENİN

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

İstanbul – Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş, Fenerbahçe ve (A) Milli Takım’ın uzun süre kalelerini koruyan, antrenörlük hayatında da geride kalan sezonda Kocaelispor’la Turkcell Süper Lig’e yükselme başarısı gösteren Engin İpekoğlu, Türk teknik direktörlerine güvenilmesi gerektiğini söyledi.
Futbol Federasyonu tarafından hazırlanan Tam Saha dergisinin ağustos ayı sayısına açıklamalarda bulunan teknik direktör Engin İpekoğlu, yabancı teknik direktörlere daha fazla sabredilmesiyle ilgili olarak, Türk teknik adamların yabancı meslektaşlarından hiçbir eksiği bulunmadığını kaydetti.
”İddia ediyorum, şu anda Avrupa’da bir teknik direktör ne biliyorsa, Türk teknik adamlar da en az onun kadar biliyor” diyen İpekoğlu, ”Bu zaten uluslararası bir program. Öğrenilen, geliştirilen bu programları herkes günü gününe takip ediyor. Teknik adamlar arasındaki farkı gözlem, oyunu iyi okuyabilme, anında doğru biçimde müdahale edebilme gibi faktörler oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Futbol hayatında kaleci olarak görev yapanların teknik direktörlüğe daha yatkın olduğunu da anlatan Engin İpekoğlu, şöyle konuştu:
”Kaleciden, daha iyi teknik direktör olur. Çünkü oynadığı dönemde saha içinde her yeri gözlemleyen, önündeki savunmayı uyaran, nasıl pozisyon alacağını gösteren, ölü toplarda adam paylayışımı yaptıran kaleci, zaten yarı antrenör gibidir. Bu anlamda teknik adamlığa zaten antrenmanlı geliyorsunuz. Önümüzde iyi örnekler de var. Parreira, Şenol Güneş, hocaların hocası Metin Türel gibi.”
Türkiye’deki futbol sistemine değinerek, özellikle son jenerasyon teknik direktörlerin göze hoş gelen futbol oynatmayı amaçladığını dile getiren İpekoğlu, ”Amaç, futbolcu oynadığı futboldan keyif alacak. Artı bol gol olacak ve bu da yetmez, kazanacaksın. Bunların hepsini bir arada başarmak mümkün değil” ifadesini kullandı.
Engin İpekoğlu, genel anlamda birçok teknik adamın, rakip takımı oynatmamaya dönük bir anlayışla sahaya çıktığını kaydederken, ”Bu konuda kimseyi de suçlayamayız. Sonuçta futbol bir strateji oyunu. Eğer ben rakip takımı oynatmayıp kazanabilirsem, sahaya bu kurguyla çıkarım. Siz istediğiniz kadar olgun atak geliştireceğim, göze hoş gelen futbol oynayacağım diye çalışın, sonuç itibarıyla futbol bir strateji oyunudur ve o gün stratejisini doğru belirleyen teknik adamın takımı kazanır” diye konuştu.
Türkiye gibi bir ülkede Turkcell Süper Lig’in daha fazla takımdan oluşması gerektiğini de savunan İpekoğlu, ”Bence bu kadar nüfusa ve bu kadar fazla kente sahip bir ülke açısından 18 takımlı lig yeterli değil. Bu çaptaki bir ülkenin en az 20-22 takımlı bir lige sahip olması gerekiyor. İşin sosyal boyutunu düşündüğümüzde de neden Mersin, Diyarbakır, Adana, İzmir, Van gibi şehirlerden bu ligde takım bulunmasın” dedi.  

CALE: 24 YILLIK HASRET BİTECEK

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

İstanbul – Trabzonspor’un Hırvat futbolcusu Hrvoje Cale, bordo-mavili takımın 24 yıllık şampiyonluk hasretine son vereceklerini savundu.
Yeni transfer Cale, Futbol Federasyonu’nun aylık resmi yayın organı Tam Saha dergisinin Ağustos sayısında yer alan röportajında, ”Gördüğüm kadarıyla Trabzonspor bu sezon kurulan yeni ekip ve oldukça kuvvetli. Bu nedenle 24 yıllık büyük beklentiyi karşılayacağımızı düşünüyorum” dedi.
Bordo-mavili takımın uzun yıllardır şampiyon olamamasının üzerinde bir baskı oluşturmayacağını ifade eden Cale, eski takımı Dinamo Zagreb’den bu çeşit baskılara alışık olduğunu vurguladı.
Kariyerinin yükselişe geçeceğini düşündüğünü belirten Cale, şunları kaydetti:
”Daha zorlu bir lige geldim ve zorluk derecesi daha yüksek maçlara çıkacağım. Bu da kendimi geliştirmem anlamında iyi bir fırsat. Bu aşamadan sonra, Hırvatistan Milli Takımı’na çağrılmak ve Trabzonspor’la şampiyonluk yaşamak öncelikli hedeflerim olacak.”
Saha içinde kendisini, ”İlk görevinin savunma yapmak olduğunu bilen ama fırsat buldukça da ileri çıkan bir defansif sol kenar oyuncusu” olarak tanımlayan Hırvat futbolcu, ”Teknik direktörümüz Ersun Yanal da bize verdiği taktiklerde rakibe ileride baskı yapmayı ön plana çıkartıyor. Bu da demektir ki beni ileride oldukça fazla görebileceksiniz” dedi.
Cale, Trabzonspor’un teklifi kendisine ulaştığında ilk olarak bordo-mavili kulübün eski futbolcusu Vugrinec’e telefon etmek olduğunu söyledi. Cale, şöyle devam etti:
”Bana Trabzonspor’un büyük bir kulüp olduğunu ve şehirde futbola ilginin çok yüksek olduğunu söyledi. Zaten kariyerimde yeni bir sayfa açmak için gelmeye istekliydim ama onun sözleri de bana yol gösterdi. Bence artık yeni bir arenada kendimi gösterme zamanı gelmişti. Trabzonspor’un teklifi de öyle bir zamanda geldi. Şimdi burada kendimi kanıtlamak ve iyi bir performans sergilemek amacındayım. Dinamo Zagreb’den ayrılmak için çok uzun düşünmedim. Akıl danıştığım kişiler de oldu. Şimdi Türkiye’de ve yeni takımımda olmaktan çok mutluyum. Takım arkadaşlarım adaptasyon sürecimi kısaltmam için bana epeyce yardımcı oluyor.”
Hırvat futbolcu, 2008 Avrupa Şampiyonası’nda ülkesinin, Türkiye karşısında aldığı mağlubiyetten sonra ağlamaklı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
”Benim için berbat bir deneyim oldu. Maç bitiminde ağlamaklı oldum. Karşılaşmadan sonra takımın oteline gidip arkadaşlarımı teselli etmek istedim ama 5-10 dakikadan fazla dayanamadım. Çok kötü durumdaydılar. Başka bir yandan bakarsak da futbolu sevmemizin nedeni bu. Ne zaman ne olacağını bilemiyorsunuz. Milli takım için gerçekten üzüldüm. Çünkü eğer Türkiye’yi geçebilselerdi şampiyonluğa kadar gidebilirlerdi.”
Cale, Zinedine Zidane’a büyük bir hayranlığı olduğunu, Roberto Carlos ve Zambrotta’nın da beğendiği oyuncular arasında yer aldığını ifade etti. Hırvat futbolcu son olarak, en büyük hedefinin İspanya Ligi’nde ve Real Madrid’de oynamak olduğunu sözlerine ekledi.    

19 MAYIS STADI YERDEN ISITMALI

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

Ankara – Yeni sezon öncesinde Ankara 19 Mayıs Stadı’ndaki zemin yenileme çalışmaları devam ediyor.
Futbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, yerden ısıtma borularının döşenmesi ve kolektörlerle bağlantısının tamamlanmasının ardından, 4 Ağustos Pazartesi gününden itibaren ”e-layer” adı verilen elastik katmanın serilmesi işlemine geçileceği ve suni çim katmanı oluşturulmaya başlanacağı kaydedildi.
Açıklamada, Ankara 19 Mayıs Stadı’nın Türkiye’deki ilk yerden ısıtmalı zemine ve FIFA 2 yıldız sertifikalı son jenerasyon suni çime sahip olacağı belirtildi.  

SOLDADO: ARTIK SADECE GETAFE

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

Madrid – Alt yapısından yetiştiği Real Madrid’den ayrılarak bir diğer Madrid temsilcisi Getafe’nin renklerine bağlanan golcü futbolcu Roberto Soldado, tek düşüncesinin yeni takımında elinden gelenin en iyisini yapıp Milli takıma yükselmek olduğunu söyledi.
Geride kalan sezonda sadece 5 maçta Ral Madrid forması giyen 23 yaşındaki futbolcu, 5 Milyon Euro bonservis bedeli karşılığında Getafe kulübüyle 4 yıllık sözleşme imzalamıştı.
Getafe kulübünün resmi internet sayfasına konuşan golcü futbolcu şunları söyledi:
“Gerçek şu ki; geriye dönmek gibi bir düşüncem yok. Real Madrid’e dönmek gibi bir düşünceye sahip değilim. Tek istediğim çok çalışıp düzenli olarak forma giymek ve elimden gelenin en iyisini yapmak. Gerçekten Getafe için oynamak istiyorum.
4 yıllık sözleşme imzaladım ve daha uzun yıllar burada kalmak istiyorum. Ayrılacağım zaman ne yapacağımı değil sadece elimden gelenin en iyisini yapmayı düşünüyorum.
Hiçbir şey için pişman değilim. Belki benim için güzel bir yıl geçmedi ancak kötüyü ve iyiyi öğreniyorsunuz. Bu da benim futbolculuk anlamında olgunlaşmama yardımcı oluyor.
Getafe başkanı Angel Torres ve teknik direktör Munoz’a beni buraya getirdikleri için teşekkür ederim. Umarım bana duydukları güveni atacağım gollerle karşılıksız bırakmam.”
Genç yetenek, 2006-2007 sezonunda Osasuna’da kiralık olarak forma giymiş ve 30 maçta 11 gol kaydetme başarısı göstermişti.
Geçtiğimiz sezonun başında Real Madrid’le olan sözleşmesini 2012 yılına kadar uzatan Soldado, İspanya Milli takım formasını ise Euro 2008 elemelerinde Letonya ve Liechtenstein sınavlarında oyuna sonradan girerek giymişti.
Hazırlayan: ÖZGÜR İNCE      

İzmir – Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) 19 Ağustos Salı günü yapılacak Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı öncesinde İzmir’deki kulüpler, bu görevi vekaleten yürüten Mahmut Özgener’i Futbol Federasyonu Başkanı olarak görmek istiyor.
Özgener henüz adaylık konusunda bir açıklama yapmazken, genel kurula delege gönderecek İzmir kulüplerinin başkanları fikir birliği içinde, kentin yetiştirdiği futbol adamını desteklediklerini belirttiler.
AA muhabirinin görüştüğü Karşıyaka Kulübü Başkanı Akif Ersezgin, mevcut yönetimin icraatlarını olumlu bulduklarını belirterek, şöyle dedi:
”Rahmetli Hasan Doğan’ın seçildiği genel kurulda da mevcut yönetimden yana olmuştuk. Mahmut Özgener’i bütün gücümüzle destekleyeceğiz. Onu futbol federasyonu başkanı olarak görmek dileğimiz. İzmir’in önünde çok önemli bir fırsat var. Mevcut federasyon kısa sürede çok önemli atılımlar yaptı. Doğru işlere imza attı. Reformların sürmesi gerekiyor. Mahmut Özgener’in başkan olması Türk futbolu için de şanstır. Seçilmesi için Karşıyaka olarak elimizden geleni yapmaya hazırız.”
Altay Kulübü Başkanı Melih Tunç Tandoğan, doğal olarak Özgener’i destekleyeceklerini ve İzmir’in bu konuda birlik içinde hareket etmesinin önem taşıdığını belirtti. Tandoğan, şöyle devam etti:
”Altay olarak bizim düşüncemiz belli. İçimizden çıkan Mahmut Özgener’in Futbol Federasyonu Başkanı olmasını elbette çok istiyoruz. Ancak Özgener’i yalnızca Altaylı ya da İzmirli diye desteklemiyoruz. Mahmut Bey’i çok iyi bir futbol adamı, çok iyi bir insan olduğu için, bu göreve her bakımdan layık olduğu için destekliyoruz.”
Bucaspor Kulübü Başkanı Şeref Üstündağ, Mahmut Özgener’i federasyon başkanı olarak görmeyi arzu ettiklerini kaydederek, ”Bucaspor olarak bu konuda en küçük tereddümüz yok” diye konuştu.
Altınordu Kulübü Başkanı Bülent Erdik de, ”Tabii ki bizim tavrımız, düşüncemiz belli. Mahmut Bey’in bilgi birikimiyle, kişiliğiyle Türk futboluna en iyi şekilde hizmet edeceğini düşünüyoruz. Başkasını desteklememiz söz konusu olmaz” şeklinde görüş belirtti.
Olağanüstü genel kurula, kura sonucunda delege gönderme hakkı kazanan TFF 3. Lig ekibi Göztepe’nin başkanı İsmail Hakkı Gül ise, ”Mevcut yönetimden memnunduk, devamından yanayız. Yönetim olarak henüz bir değerlendirme yapmış değiliz ama Mahmut Bey’i destekleyeceğiz gibi gözüküyor” dedi.
İzmir’deki kulüplerin oluşturduğu İzmir Gücü Spor Vakfı’nın başkanı Levent Ürkmez de Özgener’i ”bu göreve en çok yakışacak kişi” biçiminde niteleyerek şu görüşleri, dile getirdi:
”Genelde kulüp başkanlığı tecrübesi, merhum Hasan Doğan’ın yardımcılığını yapmış olması ve liyakatı nedeniyle Özgener’in başkanlığa en çok yakışacak kişi olduğunu düşünüyoruz. Özelde ise İzmir’den yetişmiş bir futbol adamı olduğu için gurur duyuyoruz. İltimas ya da kayırma beklentimiz olduğu için değil, haklarımızı en iyi şekilde koruyacağını bildiğimiz için destek veriyoruz.”  

Münih – Yeni sezon hazırlıklarını Almanya’nın Münih kenti yakınlarındaki Bad Wörishofen’da geçiren Ankaragücü’nün genç yıldızları Burak Karaduman ile Onur Acar geleceğe umutla bakıyor.
Geçen sezonu sakatlıkla geçiren sarı-lacivertli futbolcular, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, geçen sezon yaşadıkları talihsizliklerden uzak bir sezon geçirerek Ankaragücü’ne faydalı olmak istediklerini söylediler.
Burak çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirterek, ”Geçen sezon Beşiktaş maçında çıktığım bir hava topu sonrası yere düşerken sakatlanmış ve sezonu çok erken kapatmıştım. Bu sezon umarım böyle bir şey başıma gelmez ve takımıma faydalı olurum” dedi.
Bad Wörihofen’daki kampın çok yararlı geçtiğini ifade eden genç futbolcu, takıma yeni katılan transferlerle çok iyi kaynaştıklarını belirterek bu sezon taraftarlarının yüzlerini güldüreceklerini söyledi.
Sakatlığı nedeniyle geçtiğimiz sezonu tamamen özel antrenmanlarla geçiren ve bu süre içinde hiç maç yapmayan Onur ise gözünü açtığı Ankaragücü’ne yararlı olamadığı için geçtiğimiz sezon çok üzüldüğünü, ancak bunu gelecek sezon göstereceği performansla tersine çevireceğini söyledi.
Ankaragücü’nün kendisi için öneminin ayrı olduğunu sarı-lacivertli formanın hakkını vermek için elinden geleni yapacağını belirten Onur, ”Taraftarımıza buradan şunu söylemek istiyorum. Çok iyi bir takım olduk. Önümüzdeki sezon çok takımın korkulu rüyası olacağız. Yeter ki taraftarımız arkamızda olsun” diye konuştu. 

GOLCÜ PIQUIONNE LYON’LA İMZALADI

Yazar: On Ağustos - 1 - 2008YoRUM EKLE

Lyon – Fransa Ligue 1′i 7 yıldır domine eden Olympique Lyon’da, Monaco’nun golcü futbolcusu Frederic Piquionne ile 4 yıllık sözleşme imzalandığı açıklandı.
Bonservis bedeli olarak 4.5 Milyon Euro ödeneceği belirtilen 29 yaşındaki futbolcuyla ilgili konuşan Lyon futbol takımının kaptanı Cris, “Forvet hattında çapa görevini çok iyi yapan, hızlı ve geçmişte rakip olarak bize çok zor anlar yaşatan bir futbolcu” dedi.
Lyon’un yaz döneminde renklerine bağladığı 4. futbolcu olan Piquionne, geçtiğimiz sezonun başında St Etienne’den 6.75 Milyon Euro karşılığında Monaco’ya transfer olmuştu.
Kırmızı beyazlı ekipte toplam 46 lig maçında sahaya çıkan ve 12 gol kaydeden Fransız futbolcu, yeni takımı Lyon’da forvet hattında, Karim Benzema, Milan Baros ve Fred ile birlikte forma mücadelesi verecek.
Mart ayında Avusturya ile oynanan hazırlık maçında ilk kez Fransa Milli takım formasını giyen tecrübeli isim, daha önce Nimes ve Rennes formaları da giyerken, lig kariyerinde bugüne kadar toplam 226 maçta görev almış ve 56 kez fileleri havalandırmıştı.
Hazırlayan: ÖZGÜR İNCE  

sitemap